Join my mailing list

© 2023 by The Book Lover. Proudly created with Wix.com

  • Arzu Eylül Yalçınkaya

Mektubumuz var

Bir öğrencimden gelen sabah mektubu:

“Hocam Günaydın, sabah çok komik birşey oldu. Ben esyalarimi çok severek beğenerek aldığım için başlarına birsey geliyor çok şükür. Sabah da işyerinde çay alacaktım. Bardagimi da çok seviyordum. İşlerimi hallederken bardagima  dedim ki çok güzelsin seni çok seviyorum, düşme, olur mu? Sonra çay ocağına gittim nasıl olduysa orada bardağım düştü ve kırıldı.

Demek put edinmişim..

Allah inşallah bütün put edindiğim şeyleri kırar böyle, değil mi hocam?

*

O vakte uygun bir cevap vermiştim ama şu vakte uygun başka bir cevapta kalemimin ucuna geliyor, yazmadan olmaz.

Allah inşallah bütün put edindiğim şeyleri kırar böyle, değil mi hocam?

Şimdi bu duayı edelim mi etmeyelim mi nasıl yapalım? O halde bize verilen nasihatleri şöyle bir tekrar hatırlayalım.

İnsanı yola getiren iki şey vardır derler, “Ya bir sille-i Hüda ya bir cezbe-i Rahman”

Yüce Allah çok sevdiği kulunu dünya çirkeflerine bırakmayarak kendisine çekmek istediğinde onu  ya bir celal tecellisi ile varlığından geçirir, ya Cemal ve Rahmeti ile tecelli ederek nimet ve ikramları ile kendi varlığını hissettirir. Her halükarda eğer kul da ömrü hayatının bir yerinde tatlı canından geçmeye niyetliyse, Zülcelali ve’l-İkram olan Allah kulunun taleb ve kabiliyetine göre onu kendinden/nefsinden alarak aslına yükseltir. Büyüklerimiz bunu böyle söylüyor.

Ancak burda bize düşen daima Hakk’tan sağlık ve afiyet talebinde bulunmak, af ve mağfiretimiz için dua etmek ve bu suretle iki dünya selametimizi ümid etmektir. Talip olan kişi ademoğluna/havvakızına sevimli  ve tabi gelen şeylere yönelmelidir. Acıya ve belaya değil.

Hoş bu son ikisi -dünya hayatının bir gereği olarak-bir şekilde gelip bizi bulur..  ayrıca bir talep de bulunmaya da gerek yoktur.

O nedenle bütün putlarımızı tek tek kırmasını dilemektense, yüce Allah’tan herkesi ve herşeyi ölçülü bir şekilde sevmeyi dilemek her halde en güzel ve sağlam yol olsa gerektir.

Vesselam.

*

(Kalem durmadı benim bir dahlim yoktur:

Ya sen putunu kırarsın, ya putun uygun bir zamanı kollayıp senin kafanı gözünü kırar.

Ya sen putunu yakarsın ya putun bir gün senin gönlünü incitir, canını yakar.

Bunca yıllık hukukumuz var

ben nasıl kendi taktığımı/taptığımı ateşe atarım, dersen

o zaman bize sen de haklısın demek düşer

haklısın kardes

Sen Allah’a havale et,

O icabına bakar.)

2 views