• Arzu Eylül Yalçınkaya

Muhyiddin İbnü’l-Arabî’ye Yönelik Eleştiriler

İbnü’l-Arabî kimi gruplar tarafından şeyh-i ekber kimi gruplar tarafından şeyh-i ekfer diye nitelendirilmiştir. Kendisinin görüşlerinin etkisi çeşitli coğrafyalara ve dönemlere şamil olmuş ve gerek benimseyenler ve gerek karşı çıkanlar ile, her türlü tasavvufî oluşta bir karşılık bulmuştur. Vefatından sonra, başta vahdet-i vücud anlayışı olmak üzere, ulûhiyyet, nübüvvet, velâyet, hayır, şer, âhiret halleri ve din anlayışına ilişkin görüşleri tarih boyunca tartışılmış ve üzerine düşünülmüştür. En büyük tartışma “vahdet-i vücud” öğretisi üzerinde yoğunlaşmış ve bu anlayışa karşı birçok eleştiri yöneltilmiştir. İbnü’l-Arabî’yi tekfir ve tenkit edenlerin birçoğu kelâmcı ve fıkıhçı âlimler arasından çıkmıştır. Kılıç, İbnü’l-Arabî’ye yöneltilen eleştirileri, sufi olanlar ve olmayanlardan gelenler olarak ikiye ayırır. Sufi olanlar arasında, Alâüddevle-i Simnânî, Abdülkerîm el-Cîli, Imâm-ı Rabbâbî gibi aynı alanda çalışan kimselerin tenkitleri vardır. Bu tenkitler, bu şahsiyetin tüm görüşlerini kapsayan eleştiriler olmaktan ziyade, belirli bir kısmına veya belirli isimlendirmelerine yönelik tenkitlerdir. Alâüddevle-i Simnâni’nin üzerinde durduğu mesele Allah’ın zatından “vücud-ı mutlak” olarak bahsedilip bahsedilemeyeceği, Abdülkerîm el-Cîli’nin tenkidi ilmin mâlûma tâbî olup olmadığı, İmam-ı Rabbani’nin eleştirisi ise, vücut veya şühûddan hangisinin daha ileri bir mertebe olarak değerlendirilebileceği üzerine yoğunlaşır. İkinci grup eleştiriler ise, daha çok kelâm ve fıkıh ehlinden gelmiştir. Bu gruptan gelen eleştiriler İbnü’l-Arabî’nin metodolojisinin geçerliliği üzerine yoğunlaşmaktadır. Özellikle fıkıhçılar, Fusûsü’l-Hikem’deki bazı görüşlerine karşı çıkarak bir tenkitte bulunmuşlardır.

Arzu Eylül Yalçınkaya

22 views
Join my mailing list

© 2023 by The Book Lover. Proudly created with Wix.com